Başlık biraz Yaz tatilinde neler yaptık tadında olmuş olsa da tam da öyle bir kompozisyonda neler olursa onları anlatacağım işte..
Cumartesi Sabah ha pardon bi diyeceğim daha var, son dönemde hayatımızın içinde bi takım ustalar, mermerciler, duşakabinciler, fayansçılar bilmem neler cirit atıyor..Sabah uyanıp da kazara gözüm açılmamış bi şekilde lavaboya gitmeye kalksaydım duşakabinci amcalara pempe gecelikle günaydın diyecektim..Neyse yatakta gerinerek uyandım 9,15 gibi, keza uyanmamak mümkün değil, o saatlerde birisi siz uyurken gözünüze el feneri tutmuş gibi oluyorsunuz. Odanın içi son derece göz alıcı bi aydınlıkla kaplanıyor..
Neyse işte uyandık ettik kahvaltı yaptım, sonra biraz kitap okudum..Ne mi okudum işte bunu okuyorum..

Dostoyevski-Yeraltından Notlar..bir kitap bu kadar uzun zamanda okunamaz..Kaç sayfa biliyor musunuz? 132…ben ki 900 sayfalık romanları iki gecede yutuverirken şu halime bakın..Gerçi biliyorum ki kendimi veremiyorum..Ama güzel bir roman..Başka türlü olamayan bir adamın öyküsü..bu deyim çok hoşuma gidiyor..başka türlü olamamak..bi insan çok iyi gözlem yapıyorsa, odun gibi yaşayanların nasıl öyle olduğunu anlayamaz..ya da biri sürekli insanlara iyilik yapıyorsa diğer türlüsünün nasıl olunduğunu bilmez..başka türlü olamamak tam da bu sıkıntılı durumu anlatıyor..Neyse kitap bi bitsin daha detaylı yazarım..
Sonra kalktım kitabın başından..üstümü başımı giyindim süslendim püslendim, Küçük Tiyatroya saat 3 matinesine yetişmeye..Oyunun adı Köşebaşı..Şöyle ki,
Köşebaşı
Yazan: Ahmet Kutsi Tecer
Yöneten: Leyla Tecer
Dekor Tasarım: Sertel Çetiner
Giysi Tasarım: Sevgi Türkay
Işık Tasarım: Ahmet Karademir
Müzik: Can Atilla
Asistanlar: Yaseri Şahbudak, Murat Öz
Sahne Amiri: Sibel Güvercin
Kondüvit: Bayram Uçar
Işık Kumanda: Memduh Yazar
Suflöz: Emine Başaran Özkan
Projeksiyon Kumanda: Gökhan Yolcu
Dekor Sorumlusu: Sedat Devir
Aksesuar Sorumlusu: Ahmet Ceylan
Rol Dağılımı: (Sahneye çıkış sırası ile)
Münir Canar, Banu Güngör İnal, Celal Murat Usanmaz, Handan Kılıç, Özgür Ertem,
Turgay Kılıç, Volkan Özman, Sanlı Baykent, Can Öztopçu, Didem Uzel,
Okan Şenozan, Mümtaz Aydoğan Mengi, Tolga Çiftçi, Gürkan Görbil, Burak Yıldız,
Savaş Tamer, Deniz Alver Çamlıdağ, Zerrin Çağlar, Refika Özbayer, Orhan Akbıyık,
Orhan Kocabıyık, Bülent Türkmen, Gökberk Eryılmaz, Yaseri Şahbudak,
Acan Ağır Aksoy, Sencer Serta Çakal, Orkide Çivicioğlu, Özcan Pala,
Günaydın Yaltırak, Tuna Erdoğan, Serap Engin, Berivan Özyiğit
Müzisyenler:
Yıldan Dirik, Haluk Derinöz, Özgür Ertem
Özet
Eski Bir İstanbul mahallesinin bir günü. Yirmi dört saat içinde gelişen olaylar aracılığı ile; değişen toplumsal değerler, yaşamdaki acı, tatlı duygular arasında gerçekçi bir anlatımla sahnelenir.
Devlet Tiyatrolarının ilk sahnesi olan “Küçük Tiyatro” ; 1947 yılında perdelerini “KÖŞEBAŞI” oyunuyla açmıştır. İlk Sahnelenişiyle Ankara Devlet Konservatuarı’ nın ilk mezunlarının tanınmasını da sağlayan “KÖŞEBAŞI”, Bugün artık; Türk Tiyatrosu tarihinde, Cumhuriyet Dönemi Tiyatrosu’ nun köşetaşı yapıtlarından biri olarak yerini almıştır.
Güzel bir oyundu..abartmayayım 10 üzerindennn hmm..6,3 verirdim..ne zamandır tiyatroya gitmemişim çok çok çok özlemişim gerçekten..
Tiyatrodan çıktım e biraz da kültürel faaliyetlerden başımızı kaldıralım da alışverişe zaman harcayalım değil mi ama..Biraz alışveriş yaptık kuzenim annem ben..Eve geldik, kuzenimle dertleşme faslı..karşılıklı biraz ağlaştık..terapiyi de öle geçirdik..ardından istiklal marşı ve kapanıış..
Pazar günü aynı saatlerde gözümü açtım..pazar günü “gelecek ay kendime koyu renk perdeler almalıyım” diyerek başladı..Yatak keyfi yaptım biraz..elde kitap kafada başka düşünceler filan..hamsterım az ilerde tırıl tırıl tekerleğinde dönerken ben içimden “nolur nolur nolur nolur nolur nolur nolur nolur nolur nolur” diyordum..elimdeki kitaptan zerre bişey anlamayarak..lütfen..tekrar söylüyorum..lütfen allahım lütfen..
Kalktım kahvaltımı ettim kuzen kurstan geldi..onu da aldım aylardır görmediğim bi arkadaşımı görmek üzere yağmurlu ve nergis kokulu bir günde Kızılaya doğru yola çıktım..Uzun zamandır görüşmemiştik hakikaten..dertleştik güldük eğlendik falan filan..sonra eve döndüm..annemle ve tabi kuzenle beraber Atatürk Kültür Merkezindeki Sevgililer günü Fuarına gittik..orda da bayaa bi zaman geçirdikten sonra döndük..bayağı yoğun bi hafta sonuydu..